Hukuki Makaleler

Tevdi Mahalli Tayini

Kiracı ile kiraya veren arasındaki kira ilişkisi, zaman zaman ödeme sürecine dair hukuki sorunlar doğurabilmektedir. Özellikle kiracının kira bedelini ödemek istemesine rağmen, ev sahibinin bu ödemeyi kabul etmemesi veya ödeme yeri konusunda belirsizlik yaşanması halinde, kiracının temerrüde düşmesini engellemek amacıyla tevdi mahalli tayini davası açılması gerekebilir. Tevdi mahalli tayini, kira ödemesinin yapılacağı yerin mahkeme aracılığıyla belirlenmesini sağlayan, uygulamada sıkça karşılaşılan çekişmesiz yargı türlerinden biridir. Bu kapsamlı makalede, tevdi mahalli tayini davasının hukuki dayanağı, başvuru şartları, usul hükümleri, yetkili ve görevli mahkeme bilgileri ile birlikte, davaya ilişkin uygulama detayları ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.

Tevdi Mahalli Nedir?

Tevdi mahalli, bir borcun hukuken geçerli biçimde yerine getirilmesi amacıyla ödemenin veya teslimin yapılacağı yerin mahkemece belirlenmesini ifade eder. Özellikle kira ilişkilerinde, kiracının kira bedelini ödemek istemesine rağmen ev sahibinin bu ödemeyi kabul etmemesi veya ödeme yeri konusunda bilerek belirsizlik yaratması gibi durumlarda gündeme gelmektedir. Bu tür ihtilaflarda, borçlu konumundaki kiracı, temerrüde düşmemek için tevdi mahalli tayini talebiyle Sulh Hukuk Mahkemesine başvurma hakkına sahiptir.

Tevdi mahalli tayini, uygulamada en sık olarak kira ödemelerinde ortaya çıkmakla birlikte; esasen her türlü edimin alacaklı tarafından kabul edilmemesi durumunda borçlunun yükümlülüğünden kurtulmasını sağlamak amacıyla öngörülmüş bir hukuki yoldur. Mahkeme tarafından belirlenecek olan bu yer, genellikle bir devlet bankasında açılan hesap ya da belirli bir kamu kurumu olmaktadır. Bu sayede borçlu, alacaklıya ödeme yapamasa da borcunu hukuken ifa etmiş sayılır.

Tevdi mahalli tayini kararı, borçluyu yalnızca edim sorumluluğundan değil, aynı zamanda fer’i yükümlülüklerden de kurtarır. Ancak bu durumun oluşabilmesi için tevdi işleminin usulüne uygun ve eksiksiz yapılması gereklidir. Aksi halde borçlunun sorumluluğu devam eder ve temerrüt hali doğabilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasının Hukuki Dayanağı

Tevdi mahalli tayini davası, Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesinde açıkça düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, alacaklının temerrüde düşmesi yani edimi kabul etmemesi halinde, borçlu, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Bu durumda mahkeme, ödeme yerini yani tevdi mahallini belirlemekte yetkilidir.

Türk Borçlar Kanunu madde 107 hükmü şöyledir:
“Alacaklının temerrüde düşmesi durumunda borçlu, hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere, teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabilir. Tevdi yerini, ifa yerindeki hâkim belirler. Bununla birlikte ticari mallar, hâkim kararı olmadan da bir ardiyeye tevdi edilebilir.”

Bu düzenleme ile birlikte, borçlunun edimi usulüne uygun şekilde ifa edememesi halinde bile sorumluluktan kurtulabileceği açıkça ortaya konulmuştur. Ancak bu yalnızca taşınır ve maddi edimler için geçerli olup, yapma veya yapmama borçlarında tevdi mahalli tayini mümkün değildir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesi uyarınca ise, tevdi mahalli tayini davaları çekişmesiz yargı işleri arasında yer alır. Bu nedenle yargılama, çoğu zaman duruşma yapılmaksızın dosya üzerinden gerçekleştirilir. Bu yolla borçlu, edimini yerine getirme niyeti taşıdığını ortaya koyarak hem sorumluluktan kurtulmakta hem de ileride doğabilecek ihtilafların önüne geçmektedir.

Ayrıca Türk Borçlar Kanunu’nun 109. maddesine göre, borçlu, tevdi ettiği edimi alacaklı henüz kabul etmemişse geri alabilir. Ancak bu durumda, borç ve tüm ferileriyle birlikte yeniden doğar. Dolayısıyla kiracı ya da borçlu, tevdi ettiği kira bedelini geri aldığında artık ödeme yapılmamış sayılır ve temerrüt riski yeniden ortaya çıkar.

Tevdi Mahalli Tayini Şartları Nelerdir?

Tevdi mahalli tayini davasının açılabilmesi için bazı hukuki ve fiilî şartların mevcut olması gereklidir. Aksi halde mahkeme, talebi reddedebilir. Bu şartlar, borcun ifa edilebilirliğini ve alacaklının temerrüde düşmesini esas alır.

Ev sahibinin temerrüde düşmesi, bu davanın en temel şartıdır. Kiracı kira bedelini ödemek istemesine rağmen ev sahibi bu ödemeyi kabul etmiyor ya da ödeme yerini açıkça belirtmiyorsa, alacaklı temerrüde düşmüş sayılır.

Bir diğer şart ise ödeme yerinin belirsiz hale gelmesidir. Örneğin kiraya verenin banka hesabını kapatması, farklı hesaplar bildirmesi veya ödeme şekline dair çelişkili talimatlar vermesi bu kapsamdadır. Böyle durumlarda kiracı, hangi yolla ve nereye ödeme yapacağını bilemez hale gelir.

Ayrıca kira borcunun vadesinin gelmiş olması da aranan şartlardan biridir. Vadesi henüz gelmemiş bir borç için tevdi mahalli tayini kararı talep edilemez.

Kiracının iyi niyetli olarak ödeme yapmak istemesi bu sürecin özü bakımından önem taşır. Bu nedenle başvuru öncesinde kiracının PTT aracılığıyla kapıda ödeme gibi yolları denemesi, delil bakımından fayda sağlar. Eğer bu yollar da sonuçsuz kalırsa, mahkemeden değişik iş dosyasıyla tevdi mahalli tayini talep edilebilir.

Tevdi Mahalli Tayini Davasında Arabuluculuk Zorunlu Mudur?

Tevdi mahalli tayini davaları, diğer kira davalarının aksine zorunlu arabuluculuğa tabi değildir. Çünkü bu dava, çekişmesiz yargı işlerinden sayılmaktadır. Bu nedenle kiracının mahkemeye başvurmadan önce arabuluculuk merkezine gitmesi gibi bir zorunluluğu bulunmamaktadır.

Kira tespiti, tahliye veya kira alacağına ilişkin davalarda arabuluculuk şartı aranırken, tevdi mahalli tayini talepleri doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesine yapılabilir. Bu durum, kiracının zaman kaybı yaşamadan borcunu ifa edebilmesini sağlamaktadır.

Ancak yine de kiracının elinde, ödemeyi yapma isteğini gösteren belge veya girişimlerin bulunması faydalı olacaktır. Örneğin reddedilen banka dekontları, iadeli taahhütlü mektuplar ya da PTT kapıdan ödeme belgeleri mahkemeye sunulabilir.

Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?

Tevdi mahalli tayini davalarında görevli mahkeme, Sulh Hukuk Mahkemesidir. Çünkü bu dava, çekişmesiz yargı işi kapsamında değerlendirilmekte ve genellikle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karara bağlanmaktadır.

Yetkili mahkeme ise uyuşmazlık konusu taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir. Yani kiralanan taşınmaz hangi il ya da ilçe sınırları içerisindeyse, başvuru o yerin Sulh Hukuk Mahkemesine yapılmalıdır.

Dava, “değişik iş” esasına kaydedilerek yürütülür. Bu, mahkemenin esasına girilmeyen fakat hâkim kararı gerektiren işlemlerde kullanılan özel dosya türüdür. Duruşma yapılmadan, dosya üzerinden karar verilmesi usulü uygulanır.

Mahkeme kararına karşı itiraz hakkı bulunmaktadır. İtiraz edilmesi durumunda dosya, istinaf incelemesi için Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesinin vereceği karar kesin olup, temyiz yolu kapalıdır. İstinaf süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır.

Tevdi Mahalli Tayini Süreci ve Masrafları

Tevdi mahalli tayini süreci, borçlunun mahkemeye başvurmasıyla başlar. Başvuru, Sulh Hukuk Mahkemesine yazılı bir dilekçeyle yapılır ve dilekçede kira sözleşmesi, ödeme girişimleri ve reddedilen dekontlar gibi belgeler eklenir. Mahkeme, genellikle duruşma açmadan dosya üzerinden karar verir.

Dava, “değişik iş” dosyası olarak kaydedilir ve çekişmesiz yargı kapsamında değerlendirilir. Kararın verilmesi, çoğu zaman birkaç hafta ile birkaç ay arasında değişen kısa bir sürede sonuçlanabilir. Ancak mahkeme yoğunluğu, delil durumu ve eksik evrak gibi unsurlar süreyi etkileyebilir.

Masraf kalemleri arasında dava harcı, başvuru harcı ve varsa vekalet ücreti bulunur. Ortalama olarak tevdi mahalli tayini davası için ödenmesi gereken toplam masraf, yaklaşık 2.000 – 5.000 TL arasında değişebilmektedir. Dava, avukat aracılığıyla açılıyorsa bu tutar vekalet ücretiyle birlikte daha yüksek olabilir.

Davayı haksız yere sürüncemede bırakan alacaklının kötü niyetli davranışı tespit edilirse, mahkeme yargılama giderlerini davalı üzerinde bırakabilir.

Tevdi Mahalli Tayini Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?

Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilen tevdi mahalli tayini kararına karşı, ilgililer tarafından itiraz edilebilir. Bu kararlar, çekişmesiz yargı kapsamında verilmiş olsa da, itiraza açık niteliktedir. İtiraz yolu, istinaf başvurusudur.

İstinaf başvurusu, kararın ilgili tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılmalıdır. Süresi içinde yapılan başvuru üzerine dosya, ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir.

Bölge Adliye Mahkemesi, dosya üzerinde yeniden değerlendirme yaparak nihai kararı verir. Verilecek karar kesindir ve temyiz yoluna başvurulamaz.

Bu nedenle tevdi mahalli tayini kararına itiraz etmek isteyen tarafların, tebliğ tarihini dikkatle takip etmesi ve iki haftalık sürede gerekli başvuruyu yapması büyük önem taşır.

Tevdi Mahalli Tayini Dava Dilekçesi Örneği

Aşağıda, tevdi mahalli tayini talebine ilişkin örnek bir dilekçe yer almaktadır. Kiracı tarafından Sulh Hukuk Mahkemesine sunulmak üzere hazırlanmıştır:

T.C.
… SULH HUKUK MAHKEMESİNE

DEĞİŞİK İŞ NO: (Mahkemece doldurulacaktır)

DAVACI : (Ad Soyad, T.C. Kimlik No, Adres)
DAVALI : (Ev Sahibinin Adı Soyadı, Adres)

KONU : Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesi uyarınca tevdi mahalli tayini talebimizden ibarettir.

AÇIKLAMALAR :

  1. Davalı ile aramızda … adresinde bulunan taşınmaza ilişkin … başlangıç tarihli ve … TL bedelli kira sözleşmesi mevcuttur.
  2. Kira bedellerini her ay düzenli olarak ödememe rağmen, davalı ödemeleri reddetmiş ve hesabını kapatmıştır.
  3. Ödemeyi kabul etmemesi sebebiyle borcumu ifa edememekteyim.
  4. Türk Borçlar Kanunu’nun 107. maddesi gereğince tevdi mahalli tayini talep etme hakkım doğmuştur.
  5. Bu kapsamda mahkemenizden kira bedelini yatırabileceğim bir ödeme yeri belirlenmesini talep etmekteyim.

HUKUKİ NEDENLER : TBK m.107, HMK m.382 ve sair ilgili mevzuat hükümleri.
HUKUKİ DELİLLER : Kira sözleşmesi, ödeme dekontları, banka iadeleri, ihtarnameler.

SONUÇ VE TALEP :
Yukarıda arz edilen nedenlerle;

  1. Kira ödemesinin yapılacağı tevdi mahallinin belirlenmesine,
  2. Yargılama giderleri ile varsa vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla arz ve talep ederim.

Tarih:
Davacı (Kiracı)
İmza